Ulteriori informazioni
Ütopyalar ve karsi-ütopyalar en genis anlamda bir
roman türü olarak kabul edilmekle beraber, felsefi
düsünme geleneginin en canli bicimde izlenebilecegi
özel metinler olarak görülmelidirler. Zira bir felsefe
sözlügünde, diger edebi türlere ait baslik
bulunmazken ütopya ve ütopyacilik maddelerinin
varolmasi dahi, edebiyat-felsefe iliskisinin ütopyalar
üzerinden, baska edebi türlere nazaran cok daha
saglam kurulabileceginin bir göstergesi olarak kabul
edilebilir. Kaldi ki kimi ütopya örnekleri de
edebiyatcilar tarafindan degil, fakat düsünce tarihinin
önemli filozoflarinca kaleme alinmistir. Ayrica
modern kabullerin, metotlarin ve projelerin tümünün
on altinci yüzyilla beraber kendisini gösterdigi ve
yirminci yüzyilla birlikte ise alenen elestirildigi edebi
metinler olmasi, ütopyalari ve karsi-ütopyalari felsefe
tarihi acisindan ayricalikli konuma yükselten bir
diger faktör olarak karsimiza cikar. Böylece
ütopyalar ve karsi-ütopyalar yasadigimiz modern
dünyanin mahiyetini anlama cabasinin en rahat
sürdürülebilecegi mecralardan ikisi olurlar.